Bir Haberi Paylaşmadan Önce Sorulacak Beş Soru
Haber hızlı gelir, bağlam gelmez. Kaynak, tarih, eksik bilgi, çıkar ilişkisi ve yanlışlanabilirlik: en ucuz süzgeç.
tarihinde güncellendi
Haber hızlı gelir, bağlam gelmez#
Bir gelişme ilk duyulduğunda elimizde genellikle tek bir cümle olur. O cümle doğru bile olsa, tek başına neredeyse hiçbir şey anlatmaz. Aşağıdaki beş soru, bir haberi paylaşmadan önce geçirilecek en ucuz süzgeç.
1. Kim söylüyor#
Bilginin kaynağı, bilginin kendisi kadar önemlidir. Kaynak adlandırılmamışsa ("yetkililere yakın kaynaklar") o bilgi doğrulanabilir değildir — yanlış olduğu anlaşıldığında kimse sorumlu tutulamaz.
2. Ne zaman söylenmiş#
Eski bir haberin yeniden dolaşıma girmesi, en sık karşılaşılan yanıltma biçimidir. Tarih yoksa ya da belirsizse, haberin güncelliği iddiadan ibarettir.
3. Ne eksik#
Bir metnin söyledikleri kadar söylemedikleri de bilgidir. Sayı veriliyor ama karşılaştırma verilmiyorsa, karar veriliyor ama gerekçesi verilmiyorsa, eksik olan kısım çoğu zaman en belirleyici kısımdır.
4. Kimin işine yarıyor#
Bu soru komplo aramak için değil, çıkar ilişkisini görünür kılmak için sorulur. Bir bilgi birinin işine yarıyor olabilir ve yine de doğru olabilir; ama bunu bilerek okumak farklıdır.
5. Yanılıyorsam nasıl anlarım#
En zor soru bu. Bir iddianın yanlışlanabilir olup olmadığını sormak, iddianın bilgi mi yoksa inanç mı olduğunu ayırt etmenin en kısa yoludur1.
Kaynaklar
- Yanlışlanabilirlik ölçütü Karl Popper'ın Bilimsel Araştırmanın Mantığı adlı çalışmasıyla yaygınlaştı: bir iddianın hangi gözlemle çürütülebileceği söylenemiyorsa, o iddia sınanabilir bir bilgi değildir. ↩